02 Haziran 2026 Salı
Samsun’un üretim, istihdam ve ekonomik kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunması beklenen Terme Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımcılar için yeni bir süreç başladı.
Terme Karma OSB içerisinde yer alan sanayi parsellerinin ön tahsis işlemlerine ilişkin duyuru yayımlanırken, başvuruların 01 Haziran 2026 ile 21 Haziran 2026 tarihleri arasında kabul edileceği bildirildi.
Terme Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde yürütülen çalışmalar neticesinde bölgenin sanayi altyapısını güçlendirecek ve yatırım ortamını geliştirecek olan Terme Karma Organize Sanayi Bölgesi, Karadeniz Bölgesi’nin yükselen üretim merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor.
Bölgesel Kalkınmaya Güçlü Katkı
Terme Karma OSB’nin hayata geçirilmesiyle birlikte ilçede yeni yatırım alanları oluşturulacak, üretim kapasitesi artacak ve yüzlerce kişiye doğrudan, binlerce kişiye ise dolaylı istihdam imkânı sağlanacaktır.
Sanayi yatırımlarının ilçeye kazandırılmasıyla birlikte Terme’nin ekonomik yapısının daha da güçlenmesi, genç nüfusun istihdam edilmesi ve bölgenin yatırım cazibesinin artırılması hedeflenmektedir.
Uzmanlar, organize sanayi bölgelerinin yalnızca üretim alanları olmadığını, aynı zamanda teknoloji transferi, ihracat kapasitesinin artırılması ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında da önemli rol oynadığını ifade etmektedir.
Yatırımcılar İçin Büyük Fırsat
Ön tahsis sürecinin başlamasıyla birlikte farklı sektörlerde faaliyet gösteren yatırımcıların Terme’ye olan ilgisinin artması bekleniyor.
Modern altyapı olanakları, ulaşım avantajları ve stratejik konumuyla dikkat çeken Terme Karma OSB, yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunuyor.
Bölgenin Karadeniz’e yakınlığı, lojistik imkanları ve Samsun’un sanayi potansiyeli dikkate alındığında, Terme Karma OSB’nin kısa sürede bölgenin önemli üretim üslerinden biri haline gelmesi öngörülüyor.
Terme’nin Geleceğine Yapılan Yatırım
Terme Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütülen çalışmalar, ilçenin ekonomik geleceğini şekillendirecek stratejik adımlar arasında gösteriliyor.
Organize sanayi bölgesinin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle birlikte üretim, ihracat ve istihdam alanlarında önemli kazanımlar elde edilmesi bekleniyor.
Yetkililer, yatırım yapmak isteyen girişimcileri ve sanayicileri belirtilen tarihler arasında ön tahsis başvurularını gerçekleştirmeye davet ederek, Terme’nin kalkınma yolculuğunda birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.
Terme Karma Organize Sanayi Bölgesi, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin ekonomik refahına katkı sağlayacak büyük bir yatırım hamlesi olarak değerlendiriliyor.
İlçenin sanayi, ticaret ve istihdam alanlarında yeni bir döneme girmesi beklenirken, bölge yatırımcılar için önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor.
Terme Ticaret ve Sanayi Odası
“Üreten Terme, Güçlü Ekonomi, Güçlü Gelecek.”
Antalya ve çevresinde elektrik dağıtım hizmeti sunan CK Akdeniz Elektrik, “Sabit Fiyat Garantisi” vaadiyle sözleşme imzalattığı abonelerini canından bezdirdi. Sözleşme süresi biten vatandaşları yeni sözleşme için sürekli arayarak baskı kuran kurumun, yenileme yapmayan tüketicileri ise “abonelik iptali” ve “yeni güvence bedeli” adı altında yüksek maliyetlerle karşı karşıya bıraktığı iddia edildi.
“Sabit Fiyat Dediler, Faturalar Katlanarak Geldi”
Söz konusu uygulamaya maruz kalan vatandaşlar, kurumun taahhütlerini yerine getirmediğini belirterek isyan etti. “Yıl boyu fiyatlandırma sabit kalacak” vaadiyle imza attıklarını dile getiren aboneler, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle aktardı:
“Bırakın zam gelmeden aynı tarifeden faydalanmayı, elektrik faturalarımız her ay katlanarak gelmeye başladı. Sözleşme döneminde tasarruf beklerken daha yüksek bedeller ödedik.”
“Yenilemeyene İptal Tehdidi ve 2 Bin Liralık Yeni Oyun”
Sözleşme süresi sona eren ve yenileme yapmak istemeyen vatandaşlar, bu kez de kurumun “abonelik iptali” yaptırımıyla karşı karşıya kaldıklarını iddia etti. CK Akdeniz tarafından sürekli aranarak taciz edildiklerini belirten tüketiciler, kurum yetkililerinin kendilerine 10 gün içinde yenileme yapılmadığı takdirde aboneliğin sonlandırılacağını söylediğini aktardı.
Vatandaşlar, sistemin işleyişindeki usulsüzlük iddialarını şu şekilde dile getirdi:
Zorunlu Numara Değişimi: Eski aboneliğin iptal edilerek tamamen yeni bir abone numarası tanımlanacağı belirtiliyor.
2 Bin Liralık Ek Maliyet: Yeni abone numarası tahsisi için vatandaşlardan 2 bin lirayı aşan yeni bir güvence (depozito) bedeli talep ediliyor.
Eski Depozito Oyunu: Daha önce yatırılan eski depozitoların güncel değerinin çok altında, yaklaşık bin lira civarında hesaplandığı ve mevcut faturadan düşülerek vatandaşın oldu bittiye getirildiği savunuluyor.
“Devletimiz Bu Soyguna El Atsın!”
Durduk yere abone numarasının neden değiştiğine anlam veremediklerini ifade eden mağdurlar, bu uygulamanın arkasında farklı bir niyet olduğundan şüpheleniyor. Yeni verilecek numaraların eski abonelik geçmişiyle hiçbir bağının bulunmadığını kaydeden vatandaşlar, sözleşme yenilemeyen kişilere bu yolla gizli ve daha yüksek bir tarife uygulanmasından endişe duyuyor.
Yetkililere çağrıda bulunan bölge halkı, “Durduk yere neden abone numaramız değişiyor? Resmen bir oldu bittiyle karşı karşıyayız. Devletimiz ve ilgili denetleyici kurumlar bu konuya acilen el atsın. Vatandaş durduk yere soyulmasın, mağduriyetimiz giderilsin” diyerek tepkilerini dile getirdiler.
Mehmet ALPTEKİN / KUMLUCA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan “İstanbul Türk’tür, Müslümandır, kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır” açıklaması, siyaset, tarih, kültür ve kimlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
İstanbul’un fethinin ve şehrin tarihsel kimliğinin sıkça vurgulandığı bir dönemde gelen açıklama, kısa sürede sosyal medya platformlarında, siyasi çevrelerde ve kamuoyunda geniş yankı buldu.
Açıklama, destekleyenler tarafından Türkiye’nin tarihî ve kültürel mirasına vurgu olarak değerlendirilirken, farklı kesimler tarafından çeşitli perspektiflerden yorumlandı.
Dünyanın en önemli medeniyet merkezlerinden biri olan İstanbul, binlerce yıllık tarihi boyunca Roma, Bizans ve Osmanlı başta olmak üzere birçok büyük uygarlığa ev sahipliği yaptı.
1453 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilen İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak yeni bir döneme girdi.
Fetih sonrasında şehir, yalnızca siyasi bir merkez değil; aynı zamanda ticaret, kültür, bilim ve din alanlarında da dünyanın en önemli şehirlerinden biri haline geldi.
Bugün İstanbul, milyonlarca insanın yaşadığı, farklı kültürlerin bir arada bulunduğu küresel bir metropol olarak öne çıkıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması, Türkiye’de zaman zaman gündeme gelen tarih, egemenlik ve milli kimlik tartışmaları çerçevesinde değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre İstanbul’un Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli sembollerinden biri olması nedeniyle şehir hakkında yapılan açıklamalar yalnızca yerel bir değerlendirme olarak değil, aynı zamanda tarihsel hafıza ve ulusal kimlik bağlamında da ele alınıyor.
Özellikle son yıllarda Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması, fetih kutlamaları ve İstanbul’un tarihî mirasına yönelik projeler, bu tartışmaların daha görünür hale gelmesine neden oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri sosyal medya platformlarında kısa sürede milyonlarca kullanıcıya ulaştı.
Destek veren kullanıcılar açıklamayı Türkiye’nin tarihî egemenliğine ve kültürel mirasına vurgu olarak yorumlarken, farklı görüşlere sahip kesimler ise açıklamanın siyasi ve toplumsal etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Siyaset bilimciler, tarihî semboller üzerinden yapılan açıklamaların kamuoyunda her zaman güçlü karşılık bulduğunu ve toplumun farklı kesimlerinde farklı yorumlara neden olabildiğini belirtiyor.
İstanbul yalnızca tarihî kimliğiyle değil, ekonomik
ve jeopolitik gücüyle de dünyanın en önemli şehirlerinden biri konumunda bulunuyor.
Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan şehir;
açısından stratejik önem taşıyor.
Bu nedenle İstanbul hakkında yapılan her açıklama, yalnızca yerel değil ulusal ve uluslararası düzeyde de dikkatle takip ediliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İstanbul Türk’tür, Müslümandır, kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır” sözleri, tarih, kimlik, egemenlik ve kültürel miras eksenindeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
İstanbul, geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir dünya şehri olmayı sürdürürken, şehrin tarihî ve kültürel kimliği üzerine yapılan değerlendirmeler de kamuoyunda önemini korumaya devam ediyor.
Antalya’da vatandaşların huzur ve güvenliğinin korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu’nun başkanlığında gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme toplantısında ele alındı.
İl Emniyet Müdür Yardımcıları, Merkez İlçe Emniyet Müdürleri ve birim amirlerinin katılımıyla düzenlenen haftalık değerlendirme toplantısında, kent genelindeki güvenlik uygulamaları, asayiş faaliyetleri ve önleyici kolluk hizmetleri detaylı şekilde değerlendirildi.
Toplantıda, Antalya’nın sahip olduğu stratejik konum, yoğun nüfus hareketliliği ve yıl boyunca milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan turizm kimliği dikkate alınarak yürütülen güvenlik çalışmalarının mevcut durumu masaya yatırıldı.
Özellikle kamu düzeninin korunması, suç ve suçlularla mücadele, trafik güvenliği, narkotik suçlarla mücadele, siber güvenlik çalışmaları ve vatandaş odaklı polislik hizmetleri üzerinde duruldu.
İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu’nun başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, emniyet teşkilatının tüm birimleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi, sahadaki uygulamaların etkinliğinin artırılması ve vatandaş memnuniyetinin en üst seviyede tutulmasına yönelik hedefler değerlendirildi
Güvenlik hizmetlerinin yalnızca suç işlendikten sonra müdahale etmekten ibaret olmadığına dikkat çekilen toplantıda, önleyici güvenlik anlayışının önemi bir kez daha vurgulandı.
Mahalle bazlı çalışmalar, risk analizleri, devriye faaliyetleri ve toplum destekli polislik uygulamalarının artırılması yönünde yürütülen faaliyetler kapsamlı şekilde gözden geçirildi.
Toplantıda, organize suç örgütleri, uyuşturucu ticareti, kaçakçılık faaliyetleri, siber suçlar ve kamu düzenini tehdit eden her türlü yasa dışı oluşumla mücadelede sürdürülen çalışmaların sonuçları değerlendirilirken, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı mücadelenin aynı kararlılıkla devam edeceği ifade edildi.
Emniyet birimlerinin teknolojik imkânlardan daha etkin yararlanması, istihbarat ve analiz çalışmalarının güçlendirilmesi, sahadaki personelin koordinasyonunun artırılması ve güvenlik hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi amacıyla yürütülen projeler de toplantının önemli gündem maddeleri arasında yer aldı.
Antalya, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın önemli turizm merkezlerinden biri olarak büyük bir sorumluluk taşırken, emniyet teşkilatı da bu sorumluluğun bilinciyle çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Kentte yaşayan vatandaşların, yerli ve yabancı misafirlerin güven içerisinde hayatlarını sürdürebilmeleri için güvenlik güçleri gece gündüz görev başında bulunuyor.
Gerçekleştirilen haftalık değerlendirme toplantısı, Antalya’da huzur ve güven ortamının korunmasına yönelik çalışmaların planlı, disiplinli ve kurumsal bir anlayışla yürütüldüğünü bir kez daha ortaya koydu.
Devletin güvenlik politikalarının sahadaki en önemli uygulayıcılarından biri olan Antalya Emniyet Teşkilatı, kamu düzeninin korunması, suçla etkin mücadele ve vatandaş memnuniyetinin artırılması hedefleri doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
Sadakat Haber Medya | Özel Haber
Çorum’da meydana gelen trafik kazasında Amasya Hamamözü Kaymakamı Ertuğrul Arslan, eşi ve küçük çocuğu ile birlikte yaralandı. İki aracın çarpışmasıyla yaşanan kaza, hem kamu görevlilerinin bulunduğu araçta hem de diğer araçta bulunan kişiler açısından paniğe neden oldu.
KAVŞAKTA FECİ ÇARPIŞMA
Kaza, Çorum–Osmancık kara yolu üzerindeki Yeni Osmancık Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada araçlarda bulunan toplam 5 kişi yaralandı.
Yaralananlar arasında Kaymakam Ertuğrul Arslan, eşi Yasemin Arslan ve 2 yaşındaki çocukları da yer aldı. Diğer araçta bulunan iki kişi de kazadan etkilendi.
EKİPLER SEVK EDİLDİ, YARALILAR HASTANEYE KALDIRILDI
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekibi yönlendirildi.
Yaralılara olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastanelere sevk edilerek tedavi altına alındığı öğrenildi.
Yetkililer, yaralıların sağlık durumlarının genel olarak iyi olduğunu bildirdi.
BÜYÜK PANİK, DERİN ENDİŞE
Kamu görevlilerinin de içinde bulunduğu kazanın ardından bölgede kısa süreli trafik yoğunluğu yaşanırken, olay yerine gelen ekipler güvenlik önlemleri alarak yolu kontrollü şekilde trafiğe açtı.
Kazanın özellikle kavşak noktasında meydana gelmesi, bölgede trafik güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
KAVŞAKLARDAKİ TEHLİKE YENİDEN GÜNDEMDE
Uzmanlara göre kavşak noktaları, trafik kazalarının en sık yaşandığı alanların başında geliyor. Yetersiz görüş açısı, hız ihlali ve dikkatsizlik gibi faktörler, bu bölgelerdeki riskleri artırıyor.
SADAKAT HABER MEDYA’NIN DEĞERLENDİRMESİ
Sadakat Haber Medya’nın değerlendirmesine göre, özellikle şehirlerarası kara yollarındaki kavşak düzenlemeleri, trafik güvenliği açısından yeniden ele alınmalıdır.
Bu tür kazaların azaltılması için;
gibi önlemler kritik önem taşımaktadır.
SON SÖZ
Bir anlık dikkatsizlik, bir aileyi ve birçok hayatı tehlikeye sürükleyebiliyor.
Trafik güvenliği yalnızca bir kural değil, aynı zamanda bir hayat meselesidir.
Sadakat Haber Medya
Gündem ve Özel Haber Servisi 📰🚨