YEŞİLÇAM’IN EFSANESİ ENGİN ÇAĞLAR HAYATINI KAYBETTİ
KADIRGA PRODÜKSİYON YÖNETİM KURULU BAŞKANI YUSUF ZİYA ORAN: “40 YILLIK DOSTUMU, AĞBİMİ KAYBETTİM”
Haber: Ahmet Cemal Peker – Sadakat Haber TV
Türk sinemasının altın yıllarına damgasını vuran, beyefendiliğiyle, sanata ve insana olan sevgisiyle hafızalara kazınan Yeşilçam yıldızı Engin Çağlar, geçirdiği elim bir kaza sonucu hayatını kaybetti.
Bu acı haber, sadece sanat dünyasında değil, onu tanıyan ve seven herkesin yüreğinde derin bir sarsıntı yarattı.
Engin Çağlar’ın ardından duygu dolu açıklamalarda bulunan Kadırga Prodüksiyon Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Oran, Sadakat Haber TV’ye konuşurken gözyaşlarını tutamadı. Oran, Engin Çağlar’ı sadece bir sanatçı olarak değil, bir hayat rehberi, bir ağbi ve bir dost olarak andı.
“ENGİN AĞBİM, DOSTLUK VE VEFANIN YAŞAYAN SİMGESİYDİ”
Yusuf Ziya Oran, kırk yıllık dostluğun ardından ağbisi olarak gördüğü Engin Çağlar’ı şu sözlerle andı:
“Kırk yıldır aynı sofrayı paylaştığım, aynı acılarda kenetlendiğim, aynı sevinçlerde yan yana yürüdüğüm dostumu, ağbimi kaybettim. Engin ağbim; dürüstlüğün, zarafetin, insanlığın yaşayan simgesiydi. Onunla bir ömür geçirdik. Her zaman örnek aldığım, her zaman saygıyla baktığım bir insandı. Bu kayıp benim için sadece bir dostun değil, bir hayat ışığının sönmesidir.”
Oran sözlerini sürdürdü:
“O, bir sanatçıdan çok daha fazlasıydı. Her zaman mütevazı, saygılı, yardımseverdi. Kimseye kırıcı olmadı, kimseyi küçümsemedi. Engin ağbim hayatı boyunca insan kalmanın onurunu taşıdı.”
YEŞİLÇAM’IN BİR DÖNEMİ KAPANDI
Engin Çağlar, 1970’li yıllardan itibaren Türk sinemasının en saygın, en üretken isimlerinden biri olarak sinema tarihine geçti.
Romantik karakterlerin ötesinde; insana, aşka, vefaya ve yaşama dair rollerle izleyicinin kalbine dokundu.
Yeşilçam’ın altın döneminde “efendiliğiyle” tanınan Engin Çağlar, sahne dışında da aynı zarafetiyle örnek bir yaşam sürdü.
Sinemaya olan bağlılığı, sanata duyduğu saygı ve genç kuşaklara aktardığı tecrübeleriyle, birçok oyuncunun ve yapımcının yolunu aydınlattı.
Onun kaybı, sadece bir sanatçının ölümü değil; bir dönemin, bir kuşağın, bir vicdanın da vedası olarak görülüyor.
YUSUF ZİYA ORAN: “ENGİN AĞBİM BENİM HAYAT OKULUMDU”
Yusuf Ziya Oran, Engin Çağlar ile olan bağının yalnızca dostlukla açıklanamayacağını belirterek şunları söyledi:
“Engin ağbim benim için bir okuldu. Onunla geçen her gün bir dersti. İşine gösterdiği özen, insanlara gösterdiği saygı, sessiz ama güçlü duruşu beni derinden etkiledi. Her zaman yanımdaydı. Sevinçte, kederde, üretimde, mücadelede… Bu kayıp beni derinden sarstı. Onu hiçbir zaman unutmayacağım.”
Oran, Engin Çağlar’ın son yıllarda da sinemaya gönülden bağlı kaldığını, genç yeteneklere el uzattığını vurguladı:
“Engin ağbim, hayatının son gününe kadar sinemayı yaşadı. Yeni projelere destek veriyor, genç oyunculara yol gösteriyordu. Herkesin kalbine dokunmayı başarmış bir insandı.”
SANAT CAMİASINDAN TAZİYELER YAĞDI
Engin Çağlar’ın vefatı, Türk sinemasında derin bir boşluk yarattı.
Oyuncular, yönetmenler, yapımcılar ve birçok sanatçı sosyal medya hesaplarından üzüntülerini dile getirerek, Çağlar’ın beyefendiliğini, insanlığını ve sanatına olan adanmışlığını saygıyla andı.
Sanat dünyasında uzun yıllardır birlikte yol yürüyen birçok isim, onunla yaşadıkları hatıraları paylaşarak gözyaşlarını gizleyemedi.
AHMET CEMAL PEKER – SADAKAT HABER TV
Sadakat Haber TV olarak, Türk sinemasının zarafet timsali, insanlığıyla gönüllerde taht kurmuş usta sanatçı Engin Çağlar’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine, dostlarına ve sanat camiasına başsağlığı diliyoruz.
Onun gibi sanatçılar, sadece filmlerde değil, insanların kalplerinde yaşamaya devam eder.
Yusuf Ziya Oran’ın sözleriyle:
“Engin ağbim, dostum, yol arkadaşım… Bu dünyadan bir yıldız değil, bir yürek eksildi. Işığın hiç sönmeyecek.”