mahkum ve mahkum ailelerinin sezsiz çığlıklarını necdet yüksel kaleme aldı…

''Siyasetin "Kör Noktası": Kader Mahkumları ve Çileli Aileler''

Siyaset sahnelerinde, parti tüzüklerinde ve seçim beyannamelerinde her zaman aynı nakarat yankılanır: "Huzur gelecek, herkes mutlu olacak." Ancak bu pembe tabloların içinde, toplumun en derin yaralarından biri olan suç ve suçlu politikasına dair tek bir somut satır bulamazsınız. Vaatler bol, peki ya gerçekler?

- 20 Yıl, 400 Bin Mektup, Tek Bir Hakikat -

İstanbul Beylikdüzü’nde, 20 yıldır kapısı bir gün bile kapanmadan faaliyet gösteren Kader Mahkumları Derneği olarak, bu ülkenin görünmeyen yüzünün arşivi olduk. Tam 20 yılda kapımıza 400 bine yakın mektup dayandı. Her bir zarfın içinde bir pişmanlık, bir umut ya da adalete dair bir çığlık var. Biz 7/24 bu hayatlara dokunurken, memleketin her karışını gezen siyasiler neden yolunu bir kez olsun buraya düşürmez?

- Lüks Masalar vs. Mahzun Sofralar -

Ramazan ayı geldiğinde lüks otellerin ışıklı salonlarında, kuş sütünün eksik olduğu iftar sofralarında "toplumsal dayanışma" nutukları atılıyor. Oysa bizim sofralarımızla o lüks masalar arasında uçurumlar var. Bazen işinize geldiği için görmemeyi, duymamayı tercih ediyorsunuz. Ama görmediğiniz o karanlıkta yüz binlerce mahkum ve dışarıda onları bekleyen milyonlarca aile var.

- Söylemde Var, Pratikte Yok -

Ülkeyi yönetenlere ve yönetmeye talip olanlara açık çağrımızdır: Kurduğunuz o güzel cümleleri hayatın içinde ne kadar yaşıyorsunuz? Sadece kürsülerde mi adaletlisiniz? • Geçerken bir kez uğrasanız ölür müsünüz? • Milyonlarca ailenin bu bayramda yüzünü güldürecek bir adım atamaz mısınız? • Görmeden inanmayı bırakıp, gelip yerinde görmeye cesaretiniz yok mu?

- Sonuç: Söz Değil, Vicdan Lazım -

Bu Ramazan, milyonlarca mahkum yakınının ve içerideki insanın gözü kulağı sizde. Onları pas geçmek, toplumun bir parçasına sırtını dönmektir. Biz anlatmıyoruz; biz yaşıyoruz, biz şahitlik ediyoruz. Sizi de bu şahitliğe, gerçek bir kucaklaşmaya davet ediyoruz. Çünkü adalet, sadece suçluya ceza vermek değil; o insanın ve ailesinin onurunu, geleceğini de hesaba katmaktır.

NECDET YÜKSEL

Benzer Videolar