Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye’nin refahı için mücadeleye devam edeceğiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’de gelinen aşamaya ilişkin yaptığı kapsamlı değerlendirmede, bölgenin geleceğine dair net, kararlı ve kapsayıcı bir çerçeve ortaya koydu. Açıklamalarında hem sahadaki gerçeklere hem de tarihsel ve toplumsal sorumluluğa dikkat çeken Erdoğan, Suriye halkının etnik ve mezhebi kimliklerinden bağımsız olarak ortak bir talep etrafında birleştiğini vurguladı: barış, huzur ve onurlu bir yaşam.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadelerinde en güçlü vurgu, Suriye’nin Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle yüzyıllardır birlikte yaşamış bir coğrafya olduğuna yapıldı. Suriye halkının ayrışma değil, kardeşçe yan yana yaşama iradesi taşıdığına işaret eden Erdoğan, çatışmaların en ağır bedelini ödeyenlerin çocuklar olduğunu açık bir dille ortaya koydu. Yıllardır silah sesleriyle büyüyen, bombaların gölgesinde hayatı tanımaya çalışan Suriyeli çocukların artık korku değil umut görmek istediğini belirtti.
Konuşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, terör ve silahlı yapıların geldiği noktaya dair yapılan net tespitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiddetin ve silahın artık bir karşılığı kalmadığını, bu anlayışın hem siyasi hem de ahlaki olarak iflas ettiğini ifade etti. Özellikle çocukların öne sürülmesi, çocukların arkasına saklanılması ve onların canı üzerinden sonuç alınmaya çalışılmasının artık mümkün olmadığı vurgulandı. Bu yaklaşımın ne sahada ne de vicdanlarda bir meşruiyeti kalmadığı açıkça dile getirildi.
Türkiye’nin bölgedeki konumuna dair yapılan değerlendirmede ise Cumhuriyet’in taşıdığı tarihsel misyon ön plana çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin yalnızca kendi vatandaşları için değil, yönünü Türkiye’ye çevirmiş milyonlar için de bir güven kapısı olduğunu belirtti. 86 milyonluk büyük bir millet iradesiyle ayakta duran Türkiye’nin, umudunu kaybetmemiş herkes için bir sığınak, bir yuva ve bir güvence olmaya devam ettiği ifade edildi.
Konuşma, Türkiye Cumhuriyeti’nin sadece sınırlarıyla değil, temsil ettiği değerlerle de güçlü bir devlet olduğu vurgusuyla tamamlandı. Adını duyan insanların gözlerinde umudun parıldadığı bir devlet anlayışının altı çizildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri, Suriye meselesine dair hem insani hem siyasi hem de stratejik bir duruşun açık ifadesi olarak kayda geçti.
Sadakat Haber #cumhurbaşkanı #receptayyiperdo #ahmetcemalpeker #sadakathaber #sadakathabertv #samsunvalisiorhantavlı #dışişleribakanlığı #yenidünyadüzeni #termesondakika #GlobalBakış
Devlet otoritesi meselesi ise açıklamaların temel eksenlerinden biri oldu. Erdoğan, “Devlet içinde devlet olmaz” ifadesiyle Suriye’nin geleceğine dair kırmızı çizgiyi net biçimde ortaya koydu. Ayrı silahlı yapılar, paralel ordular ve devlet dışı güç odaklarının kabul edilemez olduğu belirtildi. Bu yaklaşım, sadece güvenlik meselesi olarak değil, Suriye’nin yeniden ayağa kalkabilmesi için zorunlu bir siyasi ve hukuki gereklilik olarak sunuldu.